Biyoloji Ders Notları
Biyoloji Bilişim Makaleleri Biyoloji Master Doktora Makaleleri Biyoloji Makaleleri Genetik Makaleleri Genel Biyoloji Makaleleri Zooloji Makaleleri Adli Biyoloji Makaleleri Biyoloji KUMANDA Biyoloji Anketi Biyolog Sohbet ! BiyoTÜRK.com | Türk Biyoloji ve Genetik Portalı
Lise Biyoloji

Anasayfam Yap ! | Favorilerime Ekle ! | E-Mail Gönder !

Biyoloji Biyoloji Haberleri
Biyoloji Makaleleri
Röportajlar
Özel Dosyalar
Biyoloji Sözlüğü
İngilizce Sözlük
Oyun
Video
Mezun Biyoloji
  YAZARLARIMIZ
Esra ÖZ

Osmangazi Üniversitesi , Biyoloji Bölümü
...........................................................................................................

YILANBALIĞI
...............................................................................................................................

 

  • Sistematiği:

    Sınıf         : Pisces (Balıklar)
    Alt Sınıf   : Osteichthys (Kemikli Balıklar)
    Takım       : Anguilliformes (Yılanbalığımsılar)
    Familya    : Anguillidae (Yılanbalıkları)
    Tür            : Anguilla anguilla (Anguilla vulgaris,Muraena anguilla) (Avrupa Yılanbalığı)


  • Biyolojileri:


       Yılanbalıkları,her ne kadar sürüngene benzese de gerçek bir balık türüdür.Solungaçları vardır. Karın yüzgeçleri yoktur,ancak sırt ve göğüs yüzgeçleri vardır.Karın yüzgecinin olmaması bu balık türüne özgüdür.Ergin dişilerin boyu 1 metre(en fazla 1,5 metre)erkekler bundan daha kısadır(40 cm kadar).Üzerinde yoğun bir mukus tabakası olan, kaygan bir derileri var.Bundan dolayı çıplak elle tutulamaz.Yılanbalıkları geceleri hareketlidir,gündüzleri çamurun içine saklanırlar.Çayıra bırakıldıklarında suyun yönünü hemen bulabilirler. Susuz ortama karşı çok dayanıklıdırlar ve uzun süre su dışında kalabilirler.Çünkü bu hayvanlar,yağmurlardan sonra ıslak yerlerde, nemli çimenlerde kolaylıkla hareket edebilirler. Bundan dolayı bir nehirden başka bir nehre (yakın mesafede) bile geçebilirler. Turna balıkları,mersin balıkları ve su kuşları en büyük düşmanlarıdır.Kanları çok tehlikeli bir sinir zehiri içerir, kanı yara ve çatlaklara değmemesine özen gösterilmelidir.Isıtıldığında zehir parçalanır.Toplam 19 yılanbalığı türü vardır

 

 

  • Metamorfoz Şekilleri ve Göçü:


       Göçün ortaya çıkmasında en önemli nedenlerin başında; üreme, yavruların yetiştirilmesi, kış gelmeden önce bulunulan bölgeden uzaklaşma (özellikle kuşlar için), yaşam ortamındaki besin miktarında azalma, populasyonun artmasıyla birlikte yaşam alanının küçülmesi gelmekte.Yılanbalıklarını göçteki amacı;iç güdüsel olarak doğdukları yere ulaşıp üremek.

 


1.)Larva
  • Şubat ile nisan ayları arasında dünyaya geliyorlar.
  • Larvalarına "Leptocephal" adı verilen larvalar küçük bir dil balığı biçiminde ve vücutlarına oranla iri siyah gözleri bulunur.
  • Şeffaf görünümde olur,kasları iç organları görülür.
  • Uzunlukları yaklaşık 5-6 milimetre arasındadır.
  • Sargasso Denizi'nden Avrupa'ya kadar gelişi sırasında zooplanktonlarla ve küçük kabuklularla beslenirler.
  • Bu hayvanları 14 dişiyle parçalayarak yer.
  • Yolculuğunu, ya kendisini akıntılara bırakarak ya da küçük sürüngenler gibi hareket ederek tamamlıyor.
  • Dokuz ayda tam 6000 km yol katettikten sonra Avrupa Kıyılarına ve 7000 km'den sonra da Akdeniz havzasına ulaşırlar.



    2.)Yavru yılanbalığı:

  • Larva Avrupa kıyılarına vardığında,tatlı su ortamına uyum sağlamak ve kıyıdaki haliçleri daha kolay aşmak için metamorfoz geçirip, saydam ve minyatür yılanbalığı haline dönüşür .
  • Bu ortamda yaşayabilmek için iç basıncını ayarlar.
  • Larva dönemindeki dişlerini kaybeder ve bundan dolayı beslenemez.
  • Beslenmeme döneminin uzamaması gerekir .
  • Nehirlerde ilerlerken büyümeye başlarlar. Yılda boyları yaklaşık 10 cm, kiloları da 20 gram artar.
  • Tatlı suya ve nehirlerin içlerine ulaşmak için çok hızlı ve gruplar halinde hareket eder.
  • Nehirleri tırmanmaya başlayıp bazen kıyıdan 200 km içerlere kadar sokulurlar. Ancak daha fazla ilerleyemezler. Çünkü akarsular üzerinde barajlar ve setlere takılırlar.
  • Grup halindeki dolaşmaları, kıyıdaki haliçlerde beyaz lekeler oluşturur.
  • Belli bir süre sonra bir yere yerleşirler. Burada ikinci metamorfoz olur.


    3.)Küçük yılanbalığı:

  • Halk arasında "sarı yılanbalığı" denilen 3. aşamaya ulaşırlar.
  • Bu metamorfoz aşamasında cinsiyeti belirlenir ve bu dönemde çok saldırgan olurlar.
  • Derisinde beliren pigmentler nedeniyle rengi yavaş yavaş koyulaşır.
  • Yemek borusu açıldığından yeniden beslenmeye başlıyor.
  • Geceleri avlanmaya çıkarlar; Kız böceği, sinek, çamca balığı yiyerek beslenirler.
  • Kış aylarında sularında soğumasıyla da kendini çamura gömerek kış uykusuna yatar.
  • Nehir boyunca günde birkaç kilometre mesafe katederek sonunda bir süre sabit kalacağı noktaya ulaşır.
  • Bugün yeryüzündeki yılanbalığı sayısının azalmasının temel nedenlerinden biri de onun yol aldığı bu nehirlere insanoğlunun inşa ettiği baraj ve setler.
  • Bu dönemde uzunluğu cinse göre farklılık gösterir. Erkeklerde 5-8 yıl sürerken, dişilerde 7-12 yıl devam eder.
  • Bu süre sonunda geldikleri yere dönmek için yola çıkarlar. Amaçları, tamamen içgüdüsel biçimde Sargasso Denizi'ne ulaşmak ve orada çiftleşmek. Yolculuğa çıkmadan son metamorfozlarını da geçirirler.

    4.)Yetişkin yılanbalığı:


  • Açık ve tuzlu su için gerekli metamorfozları geçirir.
  • Derisi kalınlaşır,derinliklerin karanlığında yolunu daha iyi görmesi için gözlerinin hacmi artar ve bilye büyüklüğüne ulaşır.
  • Daha önce vücudunun üçte birini oluşturan yağ tabakasını eritmeye başlar.
  • Başını ön tarafı daha sivrileşir;böylelikle daha ince,aerodinamik bir yapı kazanır.
  • 6 ile 13 yıl arasında bir süre bu yeni mekanında yaşıyor ve irileşiyor.
  • Derisinin rengi ;karın kısmı gümüşümsü,sırt kısmıysa daha koyu bir görüntü kazandıktan sonra,12 gün içinde açık denizdeki yeni yolculuğuna hazırlanıyor.
  • Boyu 1.2 metreye ulaşıyor ve vücudunun iç basıncını yeniden tuzlu suya göre ayarlıyor.
  • Dönüş yolunda,akıntılardan mümkün olduğunca kaçınır ve bunu tamamen içgüdüsel olarak yapar.
  • Geri dönüş yapan bir yılanbalığı bugüne kadar ,Avrupa kıyısından başlayarak tüm Atlas Okyanusu boyunca izlenememiştir. Sargasso Denizine ulaştıktan sonradaki yaşamları konusunda da bilgiler tam değildir.
  • Dönüşü 120-200 gün süren yılanbalığı çok derin sularda yüzdükleri ve çok ağır basınç altında kaldıkları belirtiliyor.
  • Basınç sayesinde üreme organları gelişmektedir ve hormon salgılamaya başlarlar.Sargassso Denizi'nin 600 metreye varan derinliklerinde çiftleşmeye uygun konuma gelirler.
  • Dişilerde yumurtalar toplam kilosunun yüzde 80'ine ulaşır,yani 800 gram yumurta taşır.

  • Renkleri:


 Yılanbalıklarında çeşitli renklenmeler görülür.

 

  • Doğduğunda saydamdır.Nehirlere girinceye kadar bu formunu korur, nehirlere girdikten sonra renk pigmentleri oluşur.
  • Rengi kahverengi sarımsıya döner,cinsel olgunluğa tam erişmemiştir.Bu hayvanlara sarı yılanbalıkları denir.
  • 10-15 yaşlarında ise sırtları siyah, karın kısımları gümüşi renk alır.Cinsel olgunluğa erişmiştirler.Bu hayvanlara parlak veya gümüşi yılanbalıkları denir.



  • Habitat ve Coğrafik Dağılım:


       Dipte, çamura bağlı olarak,tatlı suda ve denizde yaşarlar.Atlantik Okyanusu, Akdeniz, Batlık Denizi, Karadeniz ve bunlara akan akarsularda bulunurlar. Kuzey Afrika'da Cezayir'de görülebilirler.70 ile 25 kuzey enlemleri arasında dağılım gösterirler.Göçleri bütün Akdeniz, Baltık Denizi, Kuzey Denizi, Atlas Okyanusu ve Adriyatik Denizine dökülen nehir ve göllerden yola çıkan Avrupa yılanbalıklarının göçü Meksika Körfezi'nin 800 ile 1000 metre derinliklerinde son bulur.Sadece Avrupa yılanbalığı (Anguilla anguilla) ülkemiz iç sularında yaşar.Akdeniz ve Ege 'ye dökülen bütün göl ve nehirlerimizde bol miktarda bulunan yılanbalığı Batı Karadeniz'den Sakarya Nehri'ne kadar yayılan bir yaşam alanına sahip.

  • Ekonomik Önemi:


       Bir çok ülkede beğenilen ve oldukça fazla tüketilen bir besin.Balık yetiştiriciliğinde genelde suni olarak balıkları üretmek mümkünken, yılanbalıkları suni olarak henüz üretilebilmiş değil.Yetiştiriciliği göç sonucu nehir ağızlarına gelen yılanbalığı larvalarının yakalanarak büyük havuzlarda beslenmeye alınmasıyla yapılmakta.Yakalanan yavruların bir kısmı doğrudan besin olarak tüketilir.1 kg yılanbalığı yavrusu 2800 ile 3500 arasında birey içerir.Avrupa kıyılarında yakalanan yavru balık miktarının yıllık 300 ton civarında olduğu söylenmekte.Bu miktar 900 milyar ile 1 trilyon arasında yavru balık anlamına geliyor.


       Türkiye kıyılarına ulaşan milyonlarca yavru balık büyük sürüler oluşturarak iç sulara girer.Nehir üzerindeki barajlara,yakındaki nehirlere,geceleri karaya çıkarak çamur ve nemli çayırlar üzerinden ilerleyerek ulaşabilir.Ülkemizde Akdeniz ve Ege kıyılarına dökülen nehirler üzerine yapılan barajlarda,balıkların yukarı çıkabilmesi için şelaleler yaparak yükselen balık merdivenleri bulunmadığından özellikle Gediz Nehri üzerindeki barajlarda, yavru balıkların türbinlere girmeleri,karaya çıkarak yukarı çıkmak istemeleri sonucu büyük kısmı telef olmakta. Nehirlere girişi,denizlerdeki akıntıları yardımıyla güney kıyılarından itibaren başlıyor. Aralık ve mart ayları arasında nehirlere giren yılanbalıkları,6-9 sene için denizlere kitlesel göç yapıyor.Yılan formunda olduğu için yerli halk tarafından tüketilmiyor ancak ;yurtdışında oldukça yüksek düzeyde alıcı buluyor.

 


       FAO'nun (Dünya Tarım Örgütü) ülkemizde yetiştiriciliğini tavsiye ettiği üç su ürünü karides,yılanbalığı ve süs balıkları arasında,ekonomik olarak en hesaplısı olan yılanbalıkları için hiçbir girişim yapılmıyor.


       Türkiye su ısısının Avrupa'ya göre yüksek olması,bu balığın göç dönemlerinde farklılık oluşturuyor.Avrupa'da yılanbalığı avcılığı mayıs-ekim dönemlerinde,ülkemizde ise eylül-ekim dönemlerinde gerçekleştiriliyor.Meriç Nehri 9.kilometrede Yunanistan sınırları içine kıvrılmış durumda.Bu noktadan itibaren sularının büyük bir kısmı Yunanistan sınırları içinden denize dökülmekteyken yatağındaki bu değişim, beraberinde bir çok sorunu da getirmiş.


       Yılanbalıkları içgüdüsel olarak akıntıya karşı yolculuk etme eğiliminde olduklarından, debisi giderek artan Yunanistan sınırlarındaki Meriç ağzında giriş yapmaya başladılar.Balıklar,geri dönüşte de aynı yol izlediklerinden, epeydir Yunanlı balıkçılar tarafından 9. kilometrede ve Meriç ağzında kurulan ağlarla avlıyorlar.Bugün Enez'de yılda sadece 1.5 tonluk bir üretimimiz var.Meriç'in 9. kilometreden ayrılan Türkiye kolunun debisinin azalmasıyla artık nehir yatağı giderek mıcır, taş yığınlarıyla dolmuş bulunuyor.


       Ekonomik olarak önem kazandığı yörelerimizin başlıcaları: Enez, Çandarlı (İzmir), Söke (Dalyan), Güllük (Muğla), Köyceğiz dalyanı ,Oragon çayı...

  • Tarihçesi:

  • M.Ö. 3. Yüzyılda yaşayan Aristo, "Toprağın bağırsakları" dediği solucanlara benzeyen bu canlılarla ciddi ciddi ilgilenmişti.
  • M.Ö. 1. yüzyılda bir Romalı düşünür ise, "Yılanbalıklarının kaya parçalarına çarpan diğer balıkların derilerinden meydana geldiğini" ileri sürmüş.
  • 17. yüzyılda Francesco Redi adlı doğabilimci, yılanbalığının bir balık olması nedeniyle ancak yumurta yoluyla üreyebileceğini belirtmiş.
  • Sigmund FREUD'ta 19. yüzyılın sonlarına doğru çalışmalarında biyolojiye ağırlık verdiği dönemde, çağrıştırdığı cinsellik açısından yılan balığını tanımaya çalışmış ancak sonuçsuz kalmış.
  • 1920 yılında Danimarkalı biyolog Johannes Schmidt, Atlantik Okyanusunda avlanırken, ağına takılan 77 mm boyunda yılanbalığı larvalarına rastladı.Bunları takip etti ve sonunda yılanbalığı larvalarının Atlas Okyanusunda, Amerikanın biraz açıklarında "Sargasso Denizi" denilen bölgede doğuyorlardı. Daha sonra uzun bir yolculuğa çıkıp Avrupa'ya kadar geliyorlar ve burada ulaştıkları tatlı sularda gelişip büyüdükten sonra yeniden denize dönüyorlardı. Avrupa kıyılarından Meksika'ya gidildikçe larvaların boyları küçülmekte, buna göre yılanbalıkları Meksika yakınlarında üremekte.
  • Yılanbalıklarının yumurta ile üremelerine ilişkin ilk bilgi yumurtalıkların keşfi ile olmuş, ancak birçok bilim adamı yumurtaları bulmak için çok uzun bir süre uğraşmıştır. İtalyan bilim adamı Lazzaro Spallanzani, yılanbalıklarını 40 yıl boyunca incelemesine karşın yumurtalı bir bireye hiç rastlamadığını belirtmiş.
  • 1974 yılında Japon bilim adamları yakaladıkları bir dişi yılanbalığını suni yolla döllemeyi denediler.Laboratuarda gerçekleşen deneyde,dişi yılanbalığı yumurtlar yumurtlamaz öldü.Karnı yarıldığında dönüş yolculuğunda hiç yiyeceği kalmadığı anlaşıldı.
  • 1981 yılında Alman okyanus bilimci Friedrich Wilheim Tesch ilginç bir deney yaptı.Yakaladığı dört dişi yılanbalığını Sargasso Denizi'ne alıcılar bağlayarak bıraktı.Son sinyaller 700 metre derinlikten geldi ve daha sonra yılanbalıklarının izini kaybetti.
  • Yılanbalığı gizemini ve efsane kimliğini hala koruyor.


  • Göç Sırasında Yön Bulma


Göç eden hayvanların yön bulma yetenekleri bilim dünyasında pek çok araştırmaya konu olmuş. Bu görüşlerden bazıları şöyledir;

       1-) Göç sırasında dünyanın manyetik alanını kullandıkları görüşü: Dünyamızın bir manyetik alanı vardır. Bazı deniz memelileri, kuşlar, bazı balıklar, bazı böcekler, bazı mikro organizmalarda bu manyetik alanı saptayabilen algılayıcılar bulunur. Manyetoreseptör denen bu algılayıcıları sayesinde hayvanlar, uzun mesafeli göçte veya gezintilerinde yönlerini kolayca bulabiliyorlar. Ama bunun dışında kullandıkları referanslarda vardır.

       Yılanbalıklarının doğdukları yere geri dönüşleri, manyetoreseptörler ve suyun kimyasal yapısını tanımalarıyla açıklanmakta, denizlerde dahil olmak üzere her suyun, hatta her bölgenin kendine özgü bir kimyasal yapısı olur. Rota bu kimyasal bileşime göre saptanır.


       2-) Sargasso Denizi'nde doğan canlılar, gelişme bölgelerine doğru göçerken suyun kimyasal yapısını belleklerine kaydederler. Gelişme dönemini tamamlayıp geri dönerken de, belleklerinde kayıtlı olan üreme alanlarına geri dönerler. Bu göçün tam anlamıyla bir yanıtı olmamakla birlikte kabul edilen bir görüşe göre dünyamızdaki kıtalar henüz birbirlerinden ayrılmamışken, yılanbalıkları bugün üredikleri yerde ürüyorlardı. Kıtaların ayrılmaya başlamasıyla, kıtalar arasındaki mesafeler uzadı. Milyonlarca yıl sonra bugün ki durumuna geldi. Göç başta kısa mesafelerde yapılırken, kıtalar birbirinden ayrılıp uzaklaşınca göç mesafesi de arttı. Sargasso Denizi belki de onların yumurtlamak için en uygun koşulları ( suyun sıcaklığı, kimyasal yapısı, bölgenin jeomanyetik alanı vb) sağlayan bir bölge olduğu için binlerce yıldır aynı bölgeye gelip yumurtlamakta.

       Yılanbalıkları iç güdüsel olarak göç ederler,yani ilk doğdukları yere giderek orada doğurur ve ölürler.Bu olay tamamen kalıtsal bir davranıştır. Zaten bununla ilgili görüşler ileri atılmıştır.Yılanbalıkları belirli periyotlarda bu göç olayını gerçekleştirirler ,yani;belirli bir büyüme sonunda göç etmeye başlarlar ritimleri bellidir.Göç olayı çiftleşme ,solunum gibi düşünülebilir.Sadece yılanbalıkları göç etmezler ;kuşlar,balıklar..vb

  • KAYNAKÇA:

  • Bilim ve Teknik Dergisi ; Kasım 2002
  • Atlas Dergisi ; Mayıs 2000
  • Focus Dergisi ; Eylül 1998
  • Omurgalı Hayvanlar, Prof.Dr.Mustafa KURU



OKUR YORUMLARI:

  • ellerinize sağlık.site çok güzel olmuş.yılanbalığı ile ilgili yazı da oldukça dikkatimi çekti.tüm özeliiklerini vurgulayan ayrıntılı bir çalışma olmuş,zevkle okudum.tekrar ellerinize sağlık...

Gönderen: Ahmet HEKİM      
T.Ü. Tıp Fakültesi


  • Ben Ege Üniversitesi , Tıp Fakültesi , 2. Sınıf öğrencisiyim. Esra arkadaşımın yazmış olduğu bu yazıyı çok beğenerek okudum. Benim gibi bu sitedeki makaleleri okuyan arkadaşlara bu yazıların çok şey katacağını ve yeni şeyler göstereceğine inanıyorum. Tüm BiyoTÜRK ailesine yaptıkları çalışmalarda başarılar dilerim.

Gönderen: Gürcan BALIK

  • Osmangazi Üniversitesi öğrencilerinden Esra ÖZ'ün hazırlayıp BİYOTÜRK - Türk Biyoloji Portalı'nda yayınlamış olduğu Yılanbalığı başlıklı yazısını büyük bir zevkle okudum. Kendisine ve Türk Biyoloji Portalını hazırlayıp bizlere sunan tüm ekibe içtenlikle teşekkür eder başarılarının devamını dilerim.


    Prof.Dr.Hasan Veysi GÜNEŞ
    Osmangazi Üniversitesi
    Tıp Fakültesi
    Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı
    ESKİŞEHİR

Gönderen: Prof.Dr. Hasan Veysi GÜNEŞ

  • meraba,
    ben metin biyoloji 2.sınıf ogrencisi..bu sitenin acılmasını 4 gözle bekliyordum.acılınca gercekten cok sevindimve her yerini didik didik inceliyorum.gercekten harika..cok tesekkür ederim boyle bi siteyi kurudugnuz icin. tüm sayfaları okumaya calsıyorum.yazarların yazıalrını okudum cogunu.sizin yazınızda gercekten cok ilgi cekici..hele o ilk resim müthis bir resim. sizden buna benzer popüler bilimle ilgili yazılarınıız bekliyorum.

    Birde diger yazarlara da sordum gerci ama su sinema salonu nerde acaba..sitenin kurucuları olarak belki bilirsiniz.kac gündür aramaktan canım cıktı.:)

Gönderen: BioMetin


Biyoloji TEZ - ÖDEV Arama Motoru
Nerede için
Türkiye'nin Biyoloji Portalı

Biyoloji


 


#ust