|
|
 |
Dr.
H. Nihal AÇIKGÖZ
Ankara
Üniversitesi , Adli Tıp Enstitüsü
, Tıp Bilimleri Anabilim
Dalı (PhD) , Adli
Biyoloji Uzmanı , Dr
...........................................................................................................
|
Adli
Biyoloji DOSYASI - 1.Bölüm
(AÇIKGÖZ,
H.N.*, HANCI, İ.H.*)

|
Son
elli yılda genetik alanındaki hızlı
gelişmeler, diğer bilim dallarının
birbirlerinden etkilenmelerine neden
olmuş ve bu gelişmeler Adli bilimleri
de etkilemiştir.
Adli olayların çözülmesinde
önemli yeri olan biyolojik lekeler
Adli biyolojinin ilgi alanlarının
en başında gelmektedir.
Olay yerinde tespit
edilen bir lekenin incelenmesi ile,
olay hakkında bilgi sahibi olunabileceği
gibi, olaydaki mağdur ve sanığın kimliklerinin
tespitinde de yararlanılmaktadır.
|
1.Giriş
Son
elli yılda genetik alanındaki hızlı
gelişmeler, diğer bilim dallarının
birbirlerinden etkilenmelerine neden
olmuş ve bu gelişmeler Adli bilimleri
de etkilemiştir. Adli olayların
çözülmesinde önemli yeri olan biyolojik
lekeler Adli biyolojinin ilgi alanlarının
en başında gelmektedir. Olay yerinde
tespit edilen bir lekenin incelenmesi
ile, olay hakkında bilgi sahibi
olunabileceği gibi, olaydaki mağdur
ve sanığın kimliklerinin tespitinde
de yararlanılmaktadır. Adli bilimler
açısından en önemli lekeler; kan,
meni, tükürük, kusmuk, balgam, amniyon
sıvısı, sümük, cerahat, vajen ifrazı,
mekonyum, süt ve süt ağzı, verniks
kazeoza, idrar ve gaita lekeleridir.
Bu lekeler yanında olay yerinde
kolayca bulunabilen kıllar da adli
olayların çözümünde önemli delil
niteliğindedir.
Klasik yöntemler
dışında kan, meni, tükürük gibi
vücut sıvılarından, dişten, kemikten
ve dokudan kan grup ve subgruplarının
tayinlerinde başka yöntemler de
kullanılabilmektedir.
Günümüzde , Adli
Serolojide, eritrosit antijenlerinin,
antijenik özelliklerinin DNA analizleriyle
gösterilmektedir. Bununla birlikte
eritrosit antijenlerinin aglütinasyon
reaksiyonları ile gösterilmesi,
basitliği ve ucuzluğu nedeniyle
önemini korumaktadır. Antijenlerin,
aglütinasyon reaksiyonları ile gösterilmesinde
oldukça değişik teknikler geliştirilmiştir
(Altun ve ark., 1994).
DNA araştırmalarında,
özellikle son yıllarda ortaya çıkan
gelişmeler sayesinde çekirdekli
hücrelerden DNA profilinin ortaya
konmasıyla, olay yerindeki delillerden
sanığın tespiti çok daha kolay olmuştur.
Ayrıca bu alandaki gelişmeler babalık
tayininde de doğruluk oranının %
99,9 seviyesine çıkmasına neden
olmuştur. Bu gelişmeler ışığında
Adli Hemogenetik dalında, adli olayların
aydınlatılması ve babalık tayini
gibi konularda büyük ilerlemeler
kaydedilmiştir.
Adli olaylarda,
böceklerden yararlanılarak, ölümün
gerçekleştiği yerin ve ölüm zamanının
belirlenmesi çalışmaları, şiddete
dayalı bir çok olayın çözülmesinde
adli tıp uzmanlarına yol göstericidir.
Adli Entomoloji olarak adlandırılan
bu alan da Adli Biyolojinin ana
konularından birini oluşturmaktadır.
Adli Biyoloji'nin
ilgi alanlarından bir diğeride Adli
Mikrobiyoloji'dir. Adli Mikrobiyoloji;
hayvansal ve bitkisel besinlerde
üreyen mikro-organizmalar veya onların
toksinlerinin yenmesiyle meydana
gelen zehirlenmelerle ilgilenir.

2.Biyolojik
Lekeler
Adli
olayların çözülmesinde delil değeri
olan biyolojik lekeler, Adli Tıbbın
ve Adli Tıp araştırmacılarının en
önemli konularından biridir. Olay
yerinde tespit edilen bir biyolojik
lekenin incelenmesinden, olayın
içeriği hakkında bilgi sahibi olunabileceği
gibi, olaydaki mağdur ve sanığın
kimliklerinin tespiti de yapılabilmektedir.
Adli Tıp açısından en önemli biyolojik
lekeler; kan, meni, tükürük, sümük,
kusmuk, balgam, cerahat, mekonyum,
gaita, idrar, vajen ifrazatı, verniks
kazeoza, amniyon sıvısı, anne sütü
ve kolostrum lekesidir. Tüm bunlarla
birlikte olay yerinde bulunabilecek
olan kıllar ve böceklerde çok önemli
delil değeri taşımaktadırlar.
DNA analizi yapmak
için olay yerinden, mağdur ve sanıktan
biyolojik örnekler alınır. Olay
yerinden alınan biyolojik örneğin
orijini bilinmeyebilir ancak olay
ile ilgisi olabilecek kişi yada
kişilerle mutlaka karşılaştırılmalıdır.
Bu örneklerden DNA izole edilir
ve DNA molekülü üzerindeki belirli
bazı bölgeler ve mümkün olduğu kadar
çok sayıdaki bölge polimeraz zincir
reaksiyonu ile binlerce kez çoğaltıldıktan
sonra görünür hale getirilir. Tek
yumurta ikizi olmadığı takdirde
iki insanın aynı DNA profiline sahip
olma ihtimali trilyonda birden azdır.
Bir başka deyişle, yeryüzünde aynı
DNA profiline sahip ikinci bir kişinin
bulunması teorik olarak olanaksızdır.
DNA profili yalnız saldırı ve cinayetlerin
aydınlatılmasında değil aynı zamanda
babalık tayinlerinin, akrabalık
ilişkilerinin aydınlatılmasında
da tek güvenilir yöntemdir. DNA
çalışmaları ile cinsiyeti belirlemek
de mümkündür. Tabii bütün bunlar
örnekler doğru biçimde toplanır
ve gerektiği gibi incelenirse geçerlidir.
Bu koşullar yerine getirilirse DNA
dan daha güçlü bir delil bulunmamaktadır
(1, 2).
 |
Lochard'ın
"her temas bir iz bırakır"
sözü bize biyolojik delillerin
vazgeçilmez olduğunu göstermektedir.
DNA laboratuarının işleyişi,
olay yerinden örnek toplama
laboratuara gönderme koşulları
ile ilgili bilgiler özetlenerek
aşağıda sunulmuştur.
Olay yeri
inceleme birimlerinin görevi
rutin kolluk kuvvetinin hizmetlerinden
daha farklı ve biraz daha
önemlidir, çünkü suçla ilgili
araştırmaların başlangıç noktası
olay yeridir. Buradan elde
edilecek deliller, suçun işleniş
biçiminin ve suçlunun kimliğinin
belirlenmesini sağlar (3). Olay
yeri inceleme birimleri tarafından
kriminal laboratuarlara incelenmesi
için yaygın bir şekilde gönderilen
yüzlerce değişik fiziksel
materyal vardır. DNA analizine
tabi tutulabilen numune genellikle
biyolojik yapıdaki maddi delillerle
sınırlıdır.
|
Kan
ve kan lekeleri, meni ve meni lekeleri,
dokular ve hücreler, kemikler ve
organlar, kılıf hücreli saç kılları,
idrar, tükürük ve tükürük lekeleri
(çekirdek hücreli olan) gibi biyolojik
numunelerden başarılı bir şekilde
DNA izole edilerek analizi yapılabilmektedir.
Biyolojik örneklerin
diğer tipleri örneğin gözyaşı, ter,
serum ve çekirdek hücresi olmayan
diğer vücut sıvıları DNA analizleri
için uygun değildir.
Tablo 1'de olay
yerinde bulunan delilin üzerindeki
DNA'nın olası yeri ve kaynağı verilmiştir
(5)
Tablo 1. Olay
Yerinde Bulunan Delil Üzerindeki
DNA’nın Olası Yeri ve Kaynağı
| Olay
yerinde bulunan delil |
Delil
üzerinde DNA elde edilebilecek
biyolojik materyalin olası
yeri |
Biyolojik
materyalin cinsi |
| Şapka
veya Maske |
İç
kısmı |
Saç
kılı |
| Gözlük |
Burun
ve Kulağa temas eden kısımları |
Deri
hücreleri |
| Kürdan |
Uç
kısımları |
Tükürük
(ağız epitel hücreler ve akyuvarlar) |
| Çiğnenmiş
sakız |
Yüzey
kısmı |
Tükürük |
| Diş
fırçası |
Fırça
kısmı |
Kan,
tükürük |
| Isırık
izi |
Mağdur
yada sanığın derisi ve/veya
elbisesi |
Tükürük |
| Sigara
İzmariti |
Filtreli
kısmı |
Tükürük |
| Pul
ve zarf |
Yapışkanlı
kısım |
Tükürük |
| Şişe,bardak,çatal,teneke
kutu |
Kenarlar
, ağız kısmı |
Tükürük |
| Kullanılmış
prezervatif |
İç/dış
yüzeyi |
Meni,
vajinal veya rektal hüc. |
| İç
çamaşır |
İç/dış
yüzeyi |
Kan,
meni, deri hücreleri |
| Giysi |
Her
yerinde |
Kan,
meni, saç kılı, vücut kılı,
tükürük, deri hücreleri |
| Tırnak,
tırnak parçası |
Yüzey
ve iç kısmında |
Kan,
doku |
| Tırnak
makası |
Yüzeyinde
ve kesici kısmında |
Kan,
doku |
| Battaniye,
yastık, çarşaf vb. |
Yüzey
kısmında |
Kan,
tükürük, meni lekesi, saç
kılı, vücut kılı, mekonyum,
amnion sıvısı lekesi |
| Silah |
Kabza |
Kan,
doku, deri |
| Mermi
çekirdeği |
Dış
yüzeyi |
Kan,
doku |
| Bıçak,
balta vb. |
Kabza,
kesici yüzey |
Kan,
saç/vücut kılı, doku, deri |
| Fayans,
Yer döşemesi, duvar, koltuk,
perde |
Yüzey
kısmında |
Kan,
saç/vücut kılı |
| Ağaç,
ağaç dalları, toprak, yaprak |
Yüzey
kısmında |
Kan,
saç/vücut kılı |
| Araba
tamponu, far, asfalt vb. |
Yüzey
kısmında |
Kan,
doku, saç/vücut kılı |
Herhangi bir cinayet
veya yaralama olayında hem mağdurun
hem sanığın vücut ve elbiselerinin
çeşitli yerlerinde, hem de olay
mahallinde kan lekelerine rastlanabilmektedir.
Lekeler, bazı durumlarda şahısların
tırnaklarının içinde, saçlarında,
kulaklarının girintili yerlerinde
ve özellikle giysilerinin iliklerinde,
düğme arkalarında, pantolon, gömlek,
ceket ve palto ceplerinin ağızlarında,
pantolon paçalarında, elbiselerin
ön yüzünde, olay yerinde, cinayet
aleti üzerinde,
yatak çarşafı, yastık,
yastık kılıfı, perde, koltuklar,
kapı ve pencerelerde, fayans, marley,
parke, halı ve kilimde, cam eşya
üzerinde, kireç, alçı, yağlı boya,
briket, duvar, kiremit, taş, toprak,
kum üzerinde ve trafik kazalarında
taşıtların insana çarptığı kısımlarında
(kapı, tampon, lastik üzerinde)
ve yerde (asfaltta, toprak zeminde)
bulunabilir.

3.
Biyolojik Delillerin Belgelenmesi,
Toplanması, Korunması ve Paketlenmesinde
Genel Kurallar
Bir olay yerinden
elde edilen biyolojik deliller üzerinde
başarılı DNA analizi yapma yeteneği,
hangi çeşit örneklerin toplandığına
ve onların nasıl korunduğuna bağlıdır.
Böylece, toplama ve bu gibi delilleri
belgeleme de kullanılan teknik,
toplanan delilin tipi ve miktarı,
delili kontrol altında tutma ve
paketleme şekli ve delilin nasıl
korunması gerektiği, bir adli DNA
test programı için kritik noktalardan
bir kaçıdır.
Eğer DNA delili toplanmadan önce
uygun bir şekilde belge ile kanıtlanamaz
ise, orijininden şüphe edilebilir.
-
Eğer
DNA delili uygun bir şekilde paketlenmez
ise, çapraz bulaş oluşabilir.
-
Eğer
DNA delili uygun şekilde korunmaz
ise, delil bozulabilir veya özelliğini
kaybedebilir.
Bu etmenlerden
herhangi biri, DNA test programını
önemli derecede etkileyecektir.
DNA delilini toplama,
paketleme ve saklama, delilin katı
veya sıvı olma durumuna bağlıdır.
Delilin paketlenmesi ve saklanması,
delilin laboratuara gelinceye kadar
bütünlüğünü kaybetmesine engel olur.

4.Delilin
belgelenmesi:
-
Delilin
orijinal şartları ve pozisyonu
belgelenmedikçe hiçbir şeyin yeri
değiştirilmemelidir.
-
Delile
dokunmadan, hareket ettirmeden
veya toplamadan önce, fotoğraflanmalı
veya video kasete alınmalıdır.
-
Delilin
yeri ve pozisyonu not edilmelidir.
-
Delilin,
olay yeri ve mevcut diğer nesnelerle
olan ilişkileri not edilmeli ve
krokisi çizilmelidir.

5.Delilin
toplanması:
DNA teknikleri oldukça hassas olduğundan
bulaş gerçek bir sorundur.
-
Açıkça
görülebilen lekelerin zor görünen
farklı lekelerle bir araya getirilmesinden
kaçınılmalıdır.
-
Her
delilde ayrı eldiven kullanılmalıdır.
-
Fiziksel
temasta bulaş, uygun pens kullanılarak
ve eldiven giyilerek engellenebilir.
-
Eldivenler
her zaman giyilmeli ve sık sık
değiştirilmelidir.
-
Eğer eldivenler kontamine olursa
(bulaşırsa) değiştirilmelidir.
-
Deliller
toplanırken aksırıp öksürmemelidir.
Mutlaka maske takılmalıdır.
-
Deliller
toplanırken eli ağza, burna götürmemeli,
sıvı bir içecek veya sigara içilmemelidir.
-
Deliller
ayrı ayrı toplanmalıdır.
-
Delilin
nereden ve kimden alındığının
kaydı tutulmalıdır.
-
Mağdur
ve sanığa ait örneklerin her seferinde
birbiri ile teması önlenmelidir.
-
Cinayet
olaylarında maktulün defin işlemi
gerçekleşmeden mukayese kan, kıl
veya doku örnekleri temin edilmelidir.
-
Şayet
kişiye kan nakli yapılmış ise
laboratuarı bilgilendirilmeli
ve hastaneden nakledilen kanın
özellikleri temin edilmelidir.
-
Her
türlü delil için mukayese örneği
olarak sanık ve/veya mağdurdan
kan , kılıflı saç örneği veya
buccal svap (yanak içi sürüntü)
alınıp laboratuara gönderilmelidir.
-
Makas,
pens ve bıçak ağzı gibi kullanılan
aletler, her zaman her bir örnek
alındıktan sonra %5'lik H2O2 (veya
alkol)ile tamamen temizlenmeli
ve numune alınmadan önce aletten
tamamen uzaklaştırılmalıdır.

6.Delilin
korunması:
-
DNA
analizi için alınan numuneler
+40C de saklanmalı ve mümkün olduğunca
çabuk laboratuara gönderilmelidir.
-
Donmuş
örnekler de tatmin edicidir ama
bunlar donmuş seviyede tutulmalıdır.
-
Olay
yeri örnekleri gibi DNA kimliği
elde edilebilecek diğer numuneler
de, küf ve bakterilerin gelişmesine
neden olan, DNA'ya düzeltilemez
zarar veren nemli ve sıcak şartlarda
saklanmamalıdır.
-
İdeal
olarak, numuneler ayrı ayrı paketlenmeli
ve laboratuara gönderilmeden önce
dondurulmalı ya da buzdolabında
saklanmalıdır.
-
Nemli numuneler kurutulmalı ve
öyle saklanmalıdır. Kuru ve soğuk
şartlar en iyisidir, nemli ve
sıcak şartlardan kaçınılmalıdır.

7.Delilin
paketlenmesi:
-
Deliller
ıslak vaziyette paketlenmemelidir.
-
Islak
numuneler oda sıcaklığında kurutulmalıdır.
-
Plastik
torbalar nemli parçaların kurumasını
engellediğinden, küf ve bakterilerin
üremesine ve kokuşmaya elverişli
bir ortam oluşturduklarından kullanılmamalıdır.
Bunların yerine kağıt torbalar
tercih edilmelidir. Bu kağıt torbalar
bez torbaların içine konmalı böylece
hem korunacak hem de mühürlenmek
suretiyle laboratuara ulaşma aşamasında
delillerin değiştirilmesi engellenecektir.
-
Ambalajları
kapatmak için tel zımba veya toplu
iğne kullanılmamalıdır.
-
Kağıt
poşetler nemli parçaların kurumasını
sağlar ve ayrıca bunlar tercih
edilen paketleme malzemesidir.
-
Silahlar,
cam parçaları, içki kapları gibi
katı maddeler, delilin kaybolmasına
neden olan, sürtünmeye izin vermeyen
sert koruyucularda taşınmalıdır.
-
Sıvı
kan, vücut sıvıları ve diğer bulaşıcı
sıvılar veya kontamine olmuş keskin
uçlu maddeler (kullanılan iğneler,
bıçaklar) içeren numuneler, sızıntı
geçirmez, kırılmaz, delinmeye
dayanıklı, koruyuculara konmalıdır
(1,3).
-
Bir
yerde tespit edilen kan lekeleri
bir yada birden fazla kişiye ait
olabilir (2, 15, 24). Bu kan lekelerinden
grup tayinleri yapılarak lekenin
kime veya kimlere ait olduğu da
tespit edilebilir (25). Adli Tıp
pratiğinde, çok değerli olan bu
kan lekelerinin gruplarının tayininin
önemi büyüktür.
Adli olayların bir çoğunda olay
yerinde kan lekeleri bulunduğundan,
incelemeye gönderilen materyalin
büyük bir kısmını da kan lekeleri
oluşturmaktadır.
*
AÇIKGÖZ, H.N., HANCI, İ.H.
Adli Biyoloji :Bölüm 26, "Adli
Tıp ve Adli Bilimler" içinde
Ed:İ. Hamit Hancı, Seçkin Yayıncılık
San. ve Tic. A.Ş., Ankara, Şubat
2002.
II.BÖLÜM
için tıklayın...
|
|